IX. LOUİS (1215-1270)
Fransa Kralı. Katolikler arasında azizlerden sayıldığı için Saint Louis sanıyla ünlüdür. 1226′da annesinin vesayeti altında Fransa Kralı olmuştur. Filistin’in Mısır sultanının eline düştüğünü öğrenince bir haçlı seferiyle Mısır’a giderek 1250′de Dimyat ve Man-sura’yı almış, fakat sonra yenilerek esir düşmüştür. 800 000 altın vererek kurtulmuştur 1270′de Tunus’a saldırmış, bu şe-hire çıkar çıkmaz tifüsten ölmüştür.
I. LOTHAİRE (795-855)
Batı İmparatoru. İmparatorluğu 817′de üç oğluna bölüştürmüş olan İmparator Sofu Louis’nin büyük oğludur. Babasının ölümünde imparator olunca kardeşlerinin hisselerini de almaya kalkışmış, takat birlik olan kardeşleri tarafından 841′de yenilmiş, 843′de onlarla imzaladığı Verdun Antlaşması gereğince İtalya’yı, Ren ve Rhöne vadilerinden bir kısım araziyi almakla ve imparator sanını korumakla yetinmek zorunda kalmıştır. Ölümünden birkaç gün önce mülkünü üç oğluna dağıtarak bir manastıra çekilmiştir.
LONDRA BİLDİRİLERİ
Deniz kuvvetleri olan devletlerin delegeleri tarafından 26 Şubat 1909′da Londra’da imzalanan deniz savaşı hukukuyla ilgili bildiri. Devletlerin hiçbiri tarafından onaylanmadığı için geçerli olmamıştır. Bununla beraber bu bildirideki esaslar, bazı devletler tarafından kanunlarla kabul edilmiştir: Mesela bizim Denizde Zapt ve Müsadere Kanunu muz gibi. 2° 5 Eylül 1914′de Londra’da Üçlü İtilaf(Fransa, İngiltere, Rusya) devletlerinin, I. Dünya Savaşı’nda ayrı ayrı barış yapmamayı taahhüt ettikleri bildiri.
LONDRA ANTLAŞMASI
Londra’da birkaç antlaşma imzalanmıştır. 1518′de Fransa Kralı I. François ile İngiltere Kralı VIII. Henry arasında imzalanan antlaşma gereğince İngiltere, Fransa’dan aldığı şehirlerden üçünü para karşılığında geri vermiş ve birkaç aylık olan Fransa veliahtı, iki yaşındaki İngiliz Prensesi Mary’ye nişanlanmıştı. 30 Mayıs 1913′de Türkiye ile Balkan devletleri arasında imzalanan antlaşma gereğince, Türkiye Girit’i Yunanistan’a bırakıyor ve Rumeli’de Enez -Midye hattının doğusuna çekiliyordu. II. Balkan Savaşı, bu sefer Balkanlı müttefikler arasında hemen patladığından, bu antlaşma yerine getirilmemiştir. 28 Nisan 1915′de Üçlü İtilaf (Fransa, İngiltere, Rusya) devletleriyle İtalya arasında gizli olarak imzalanan antlaşma sonunda İtalya, bazı tavizler karşılığında, Müttefikler yanında savaşa katılmıştı.
HAMİDOĞULLARI
Anadolu Türk beyliklerinden 1280-1392 ve 1402-1423 yılları arasında toplam olarak 133 yıl sürmüştür. 1280 den 1308 e kadar Selçuklulara ondan sonra 1327ye kadar İlhanlılara bağlı kalmıştır. Yayılma alanı Antalya ve Isparta dolaylarıdır. Beyliğin kurucusu Hamit Bey, 1300 yılında ölünce Hamidoğulları Isparta (Asıl Hamidoğulları) ve Antalya (Tekeoğulları) kollarına ayrılmıştır. Birincinin başkenti, sırayla Uluborlu ve Eğridir; ikincininki ise Antalya ve Korkuteli olmuştur. Isparta kolu 1391de Osmanoğulları ile Karamanoğulları arasında paylaşılarak ortadan kalkmış; Antalya Kolu 1392de Yıldırım Beyazıt tarafından alınmışsa da, Timur Ankara Savaşından sonra bu kolu diriltmiş, ama Antalya kolu da 1423de kesin olarak Osmanlıların egemenliğine girmiştir.
HENRİ DE GUİSE (1550-1588)
Bir Fransız soylusu. 1566′da Macaristan’da Osmanlılara karşı savaşmış; Saint-Barthelmy katliamının başlıca kışkırtıcılarından olmuştur. III. Henry’den krallığı almak için bazı hareketlere girişmiş, başaracağı sırada kralın bir yakını tarafından bıçakla öldürülmüştür.
KIBRISLI MEHMET KAMİL PAŞA (1832-1912)
Sadrazam. Lefkoşa’da doğdu. Kıbrıs’ta ve Mısır’da kumuş, Mısır’da subay olarak Abbas Paşa’nın tercümanlığında ve katipliğinde bulunmuştur. İstanbul’a geldikten sonra idare memurluklarında mutasarrıf ve valiliklerde bulunarak nazırlıklara geçmiş ve 1884′de ilk defa sadrazam olmuştur. 1895′de ikinci defa bu makama geçmiş ve sonra İzmir valiliğiyle İstanbul’dan uzaklaştırılmıştır. 1908′den sonra iki defa daha sadrazam olmuştur. Şapur Çelebi diye anılan Sadrazam Sait Paşa ile rekabeti ve hatıralarında karşılımı eleştirileri vardır. Tarihi Siyasi adıyla 3 ciltlik bir Osmanlı tarihi, Sait Paşa’ya Cevap adlı bir kitabı ve hatıralarının birinci cildi yayımlanmıştır. İngilizleri tutmasıyla da tanınırdı.
KAMBİSES
Pers Kralı M.Ö. 529-521 yıllarında hükümdarlık yaptı. Kurus’un oğludur. Krallığı zamanında Mısır alınmıştır (M.Ö. 525). Kartaca ve Habeşistan’a yaptığı seferlerde başarısızlığın, nu, akıllı ve hoşgörü sahibi bir kralken, deli bir müstebit haline getirdiği söylenir.
KADIRGA
Osmanlılar zamanında kullanılan savaş gemilerinden bir kısmının adı. Kadırgalar, savaş gemilerinin en büyüğü idi. Yükseklikleri az, dar ve uzun olduklarından savaş ve manevra kabiliyetleri büyüktü. Büyüklü küçüklü 10-12 topu bulunan kadırgalarda 100′e yakın savaşçı görev alırdı. Komutanlarına Reis denirdi. Bu san sonraları dilimizde gemicilere özgü bir terim haline gelmiştir.
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI
Versay Antlaşmasıyla eli kolu bağlanmış olan Almanya, Hitler’in lideri bulunduğu Nazi Partisi’nin 1933′de iktidara gelmesi üzerine bu antlaşmadan kurtulma yollarını araştırdı Ruhr bölgesindeki kapitalistlerin desteğini gören bu parti, iktidara gelir gelmez silahsızlaştırılmış olan bu bölgeyi ele geçirdi. Bu hareket karşısında Fransa ve İngiltere’nin hareketsiz kalması cesaretlerini arttırdı. 21 Mart 1938′de Avusturya’ya girip burayı Almanya’ya eklediler (Anschluss). Bu olay üzerine Çekoslovakya’nın Südet bölgesinde yaşamakta olan Almanlar da Almanya’yla birleşmek istediler. Münih’te Fransız, İngiliz ve İtalyan başbakanları Hitler’e boyun eğerek, Çekoslovakya’yı Südet topraklarını Almanya’ya bırakmaya zorladılar; ama sadece bununla yetinmeyen Almanya kısa bir süre içinde bütün Çekoslovakya’ya savaşsız egemen oldu. Batı demokrasilerini kararsız, hazırlıksız gören ve 23 Ağustos 1939′da Sovyet Rusya ile bir saldırmazlık anlaşması imzalayan Nazi Almanyası 1 Eylül 1939′da Polonya’ya saldırdı. 3 haftada bütün Polonya’yı ele geçirdi.
Artık, bekleme ve kararsızlık politikasının Hitler’in ve partisinin saldırganlığını büsbütün arttırdığını anlayan Fransa ve İngiltere, Almanya’ya savaş ilan ettiler (3 Eylül 1939). Fakat, iki taraf da 1939 kışından 1940 Mayısına kadar kuvvetli istihkam hatlarının gerisine çekilerek beklediler. Almanlar bundan sonra, 1940 yılının Nisan ayında, Danimarka ve Norveç’i çiğneyerek bu ülkeleri boyunduruk altına aldılar. Daha sonra Hollanda’ya giren Alman orduları, Belçika’yı da ele geçirdiler. En sonunda Fransa’yı da çiğnediler. 14 Haziranda Nazi orduları Paris’e girdi. Almanlar Avrupa üzerindeki egemenlikleri, 1940′dan 1942′ye kadar sürdü. Ama bu zaman içinde, Nazi boyunduruğuna düşen ülkelerdeki yurtseverler çeteler kurarak savaşıyorlardı. Hitler 21 Haziran 1941 günü, artık gücünün yüksek noktasına eriştiğine inanarak, Finlandiya, Macaristan ve Romanya’nın da yardımıyla, Sovyet Rusya’ya saldırdı. 3 ay boyunca Alman orduları yıldırım gibi ilerleyerek, Baltık ülkelerini, Ukrayna’yı, Beyaz Rusya’yı ele geçirdiler. Leningrad’a saldırdılarsa da giremediler. Nazi ordularının ilerleyişi Moskova önünde kırıldı.
Fransa’nın istilası sırasında Musslini’nin diktatörlük ettiği faşist İtalya, Almanya ile birlik olmuştu. 27 Eylül 1940 tarihinde de Japonya bu birliğe katıldı; Siyam’a kuvvetle boyun eğdirerek, Doğu Kamboçya’yı ve Las’un bir parçasını ele geçirdi ve 18 Aralık 194rdeyaptığı bir baskınla Pearl Harbur’deki Amerikan donanmasını yakıp batırdı. Daha sonra Japonya sırasıyla Hong Kong’u, Malezya’yı, Singapur’u aldı. Bunun üzerine Amerika’nın İngiltere ve Fransa’nın yanına geçmesiyle savaş, dünya ölçüsünde genişledi. Alman ilerleyişi 1942′den sonra duraklamaya başladı. Nazi orduları ilk yenilgiye Elalemeyon’de uğradılar. Montogmery’nin komutasındaki İngiliz kuvvetleri, Rumeli komutasındaki Nazi ordularını püskürttü. Alman orduları ikinci büyük bozguna Stalingrad önünde uğradılar. Burada Nazi orduları başkomutanlarıyla birlikte Sovyetlere esir düştü (12 Mayıs 1943). Bundan sonra Almanlar için bütün cephelerde gerileme devri başladı. 6 Haziran 1944′de General Eisenhwer komutasındaki Amerikan İngiliz kuvvetleri Fransa’ya çıkartma yaptı, 19 Ağustosta Paris halkı Almanlara karşı ayaklanarak, Leclerc tümeninin yardımıyla bunları Fransa’nın başkentinden kovdu. Almanlar, 1944 sonunda sn bir taarruza kalktılarsa da, çok çetin savaşlardan sonra bozguna uğradılar. Bir yandan da Varşva’yı ‘ kurtaran Sovyet orduları Doğu Prusya’yı ele geçirip Silezya üstünden, Berlin’e doğru ilerlediler, öte yandan İngiliz orduları, kuzey Almanya’da Hamburg’a kadar ilerlemiş, Amerikalılar Elbe’ye varmışlardı. Sovyetler Birliği ile A.BJ3 askerleri Saks eyaletinde birleştiler. Bundan sonra Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu. İtalya zaten daha önce de içinden çökmüştü. Faşizme karşı ayaklanan İtalyan yurtseverleri, Musslini’yi devirmişler ve kurşuna dizerek ayaklarından asmışlardı. Doğu’da Japonya ise, Birmanya’da Çinliler ve İngilizler karşısında bozguna uğradı. Zamanki Amerika Cumhurbaşkanı Truman’ın emriyle Hirşima ve Nagazaki şehirlerine ilk atom bombasının atılması üzerine, bu şehirlerde yüz binlerce insan öldü. Bu sırada Sovyetler’in de Mançurya’yı ele geçirmeleri üzerine, Japonya 2 Eylül 1945′de kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti. Böylece 20 milyon insanın hayatına, koca ülkelerin yanıp kül olmalarına mal olan II. Dünya Savaşı sona erdi.