LOZAN ANTLAŞMASI

Türkiye’nin Kurtuluş Savaşırından sonra Mudanya Mütarekesi ile kazandığı askeri bağımsızlığı siyaset, hukuk ve ekonomi alanlarında da bağımsızlık ile bütünleyen antlaşma. Müttefiklerin 28 Ekim 1922 tarihli, çağrısını kabul eden Ankara hükümetinin İsmet (İnönü) Paşa başkanlığında gönderdiği heyetle İngiliz, Fransız, İtalyan, Japon, Yunan, Romen, Sırp, Hırvat, Sloven delegasyonları arasında İsviçre’nin Lozan (Lausanne) şehrinde 24 Temmuz 1923′de imzalanmıştır. 20 Kasım 1922′de başladıktan sonra 4 Şubat 1923′de kesilen ve 23 Nisan 1923′de tekrar başlayan görüşmelere, antlaşmayı imzalayan devletler dışında, kendilerini ilgilendiren meseleler tartışılırken 20′ye yakın devlet katılmıştır Sevr antlaşmasını tamamen hükümsüz bırakan bu antlaşma, 143 madde ile 17 ekten meydana gelir ve Türkiye’nin ulusal sınırlarını tespit ve Osmanlı İmparatorluğu’nu resmen tasfiye eder; Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenliğini sağlar; Osmanlı Devletinin borçlarını imparatorluktan ayrılan uluslara dağıttıktan sonra Türkiye’nin üzerine aldığı kısmın ödenmesini bir plana bağlar ve kapitülasyonlar kaldırılır . Bu esaslar içinde Trakya sınırı Mudanya mütarekesine, Suriye sınırı Ankara antlaşmasına uygun olarak çiziliyor; Ege’de Midilli, Sakız, Sisam adaları Yunanistan’a kalırken, Bozcaada ve İmroz Türkiye’nin oluyordu. Lozan antlaşması, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının Türkiye tarafından silahlandırılamayacağını öngörmüşse de bu kaydın ilerde Montrö antlaşmasıyla kaldırılmasını hazırlamış siyasi bir zaferdir.

 

PHİLİPPE LOUİS (1773-1850)

 
Fransa Kralı. Orleans Dükü’nün büyük oğludur. İhtilal sırasında Chartre Dükü sanıyla yurt dışında yaşamış, 1817′de Fransa’ya dönmüş, 1830′da kral ilan edilmiştir. Önce, demokratik ayaklanmalar karşısında kalmış, liberal başbakanlar bir şey yapamayınca muhafazakar Casimir Perier’yi başa getirmiş, bu bakan cumhuriyet lehindeki Paris ve Lyon ayaklanmalarını bastırmıştır. 1832′den itibaren iktidara getirdiği bir seri koalisyon hükümetleri de Lyon’da yeniden vukua gelen cumhuriyetçi karışıklıklarla uğraşmak zorunda kalmışlardır. Kral dış siyasette, Belçika ile Rhine nehri sol kanadının alınmasını isteyen burjuvaziye rağmen, barışı sürdürmeye azmetmiştir. Fransa’yı, birlik olmuş Avrupa’ya karşı savaşa sürüklemeye çalışan Başbakan Thiers yerine Guizot’yu getirmiştir. Guizot, İngiltere ile dostluk kurmaya çalışmıştır. 1841-1848′de Cezayir’in alınmasına rağmen hükümet şiddetli bir muhalefet karşısında kalmıştır. 24 Şubat 1848′de patlayan ihtilal karşısında Kral, torunu Paris Kontu lehine tahttan çekilerek İngiltere’ye sığınmış, fakat kurulan geçici hükümet o yıl cumhuriyet ilan etmiştir.

YUSUF KARAKOYUNLU KARA (Ö. 1420)

 
Karakoyunlu Devleti’nin I. hükümdarı. Dedesi Bayram Hoca, babası da bu devleti kurmuş olan Kara Mehmet Türemişidir. 1390′da babasının yerine hükümdar olmuş, Timur korkusundan, önce Yıldırım Beyazıt’a, sonra Mısır sultanına sığınmış, Timur’un ölümünden sonra gene yurduna dönerek Azerbaycan’ı, Tebriz’i, Ermenistan’ı ve Irak’ı almıştır.

KALENDERLİĞİN AYAKLANMASI

Kalenderliğin Ayaklanması Osmanlı Devleti’nde XVII. yüzyılda sık rastlanan halk ayaklanmalarından biri. Kalenderoğlu Mehmet adlı bir adam eşkıyalık yaparken, Ankara sancakbeyliğine getirilmiş, bölge halkı bir eşkıya bozmasının sancak beyliğini kabul etmeyince, bu adam yeniden haydutluğa başlayıp orta ve’ batı Anadolu’yu vurmaya başlamıştır. Bunun üzerine Kalenderoğlu’nu ortadan kaldırmak görevi Kuyucu Murat Paşa’ya verildi. Kuyucu Murat Paşa, Kalenderoğlu’nu Maraş dolaylarında kıstırıp yendi, ama, bir yolunu bulup 1608 yılı sonlarında İran’a kaçtı. Bir daha da ortalıkta görünmedi.

MANSUR SEYFETTİN KALAVAN(Ö. 1290)

 
Türk Memluk hükümdarı. Mısır ve Suriye’de hüküm süren Memlüklar’ın ilk hükümdarı olup Haçlılarla yaptığı savaşlarda başarılar sağlamıştır Ayrıca Kahire’de medrese, cami, tımarhane v.b. yaptırmıştır.

 

KAİLİ SAVAŞI

VIII. yüzyıl başlarında İspanya’da Araplarla Hıristiyanlar arasında yapılan bir savaş. M.S. 711 yılında İspanya’ya geçen İslam Komutanı Ziyat oğlu Tarık, güney İspanya’da Kadiz ovasına kadar ilerledi. Burada Gotların Kralı Rodrik’in büyük ordusu ile karşılaştı. Çetin bir savaş sonunda Rodrik öldürüldü. Gotlar bozguna uğradılar. Böylelikle Kadiz Savaşı Müslüman Araplara İspanya fethinin yolunu açmış oldu.

I.LOUİS (778-840)

 
Fransa Kralı. Sofu ya da Yufka Yürekli sanıyla anılır. 814′den 840′a kadar Batı İmparatoru ve Franklar Kralı olmuştur. İtalya Kralı olan yeğeni Bernard’ın isyanını bastırmış, onun ölümünden sonra vicdan azabına tutularak kürsüde aleni olarak kendini suçlandırmış ve cezalandırmıştır. İlk karısından Lothaire, Pepin ve Louis adında üç oğlu olmuştur. 817′de imparatorluğu bu oğullarına bölüştürmüştür. İkinci karısından, daha sonra Kel sanını alan Charles dünyaya gelmiştir Devletlerinin 817′dekl bölüştürülmesini, Kel Charles’a çok büyük hisse vermek amacıyla değiştirmek isteyince birinci karısından olan çocukları isyan etmişler ve kendisini tahttan indirmişlerdir. 830′da tekrar imparator olmuş, fakat 833′de gene oğullarının ihanetine uğrayarak düşürülmüş, 835′de imparatorluğa geri getirilmiştir Oğlu Cer-manyalı Louis’nin üstüne yürürken ölmüştür. Yerine Fransa tahtına oğullarından Kel Charles geçmiştir.

 

II. ŞAH İSMAİL SAFAVİ (1551-1577)

 
İran Hükümdarı. Safevi ailesinden olan İran şahlarının üçüncüsüdür. Birinci İsmail’in torunu ve Şah Tahmasp’m oğludur. Birinci İsmail gibi değerli bir kimse olmayıp kan dökücü olmakla tanınır. Şiiliği bira kıp Sünniliği kabul etmişti.

İSLAHAT FERMANI

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküntü çağında, özellikle yabancıların baskısıyla, Abdülmecit ve Abdülaziz devirlerinde ilan edilen, devlet yapısının yenileştirileceğini, kişi güvenliğinin sağlanacağını belirten, bu konuda devletin yükümlülük yüklendiğini belirten fermanlar. Bunlar, 1839 Gülhane, 1856 ıslahat ve 1860 Abdülaziz fermanlarıdır. Siyasal ve toplumsal yapıda değişiklik öngören bu fermanlar, gerçekte etkili olmamış, padişah yönetiminin sınırlanmasını sağlasa bile yurttaşlar yönünden büyük değişiklik getirmemiştir. Bu fermanlarla yabancılar imtiyazlı duruma gelmiştir.

LİKURGOS

Ispartalı kanun koyucusu . Efsanevi bir kişiliği vardır. Söylentiye göre M.Ö. IX. - XI yüzyıllar arasında yaşamıştır . Rhetraı adı verilen yasaları koyduğu sanılıyor. Buna göre yurttaşlar eşittir; ülke iki kralla yönetilir